ARTIK SONUNA GELDİK....
27/6/2007
Sonsuz olacağımızı söyleye söyleye bitirdik kendimizi. Deli gibi sevdiğimizi söyleye söyleye bitirdik.Oysa ben gerçekten sonsuza dek sevebilirdim seni, hem de deli gibi.
Ama artık bitti.
Şimdi içimde büyüttüğüm o masum bebek olmadığını biliyorum. Şimdi bana yaptıkların için kendimi kandırmaktan, kendime seni affettirecek bahaneler bulmaktan, seni her zaman kalbimde, kalbime karşı koruyup kollamaktan vazgeçiyorum. Sana duyduğum o anne şefkatinden vazgeçiyorum.
Bir aşk değil bir savaştı yaşadığım. Fark ediyorum.
Kendimle savaştım ben. Kendimi sana inandırmak için zorladım. Gelmeyişlerine, sevmeyişlerine, yalanlarına kendimi ikna etmek için, senin sevginle kendimi kandırmak için, bir masalı yaşadığımıza inanmak için savaştım.
Kendime yenildim sonunda. Sana değil.
Şimdi içimdeki bu savaşı bitiriyorum.
Bir gün bu savaşın biteceğine, sevginin buna değeceğine olan inancımı, gözlerindeki sahte aşkı bırakıp ellerine, kendime sadece yaşamımı alıyorum. Sensiz yaşanmayacağına inansam da, senden hayatımı ayırmakta zorlansam da, artık seninle savaşmaya güç bulamadığım yaşamım ellerimde, gidiyorum.
Senin galip başladığın bu aşkta, yenile yenile seni yenmeyi öğrendiğim bu savaşta, seni içimde bitiyorum.
Artık bitti kendimle savaşım.
Yenildin içimde;
Ben -bir- im artık.
Sen sıfır!
-Biz- bittik artık,
Git biraz da başka yürekleri kır!
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
BU YÜREKTE NE BAŞKA SEVDAYA ,NE BAŞKA ÖLÜME YER KALDI...
26/6/2007
Onu sevdim.. Sadece onu sevdim" diye fısıldadım
Tanrı irkildi tüm haşmetiyle
Alev alev gözleri süzdü beni
Zavallı ruhumu,
"Öylesine kıymetliydi, sevilmeliydi, sevmeliydim"...
Hiddetlendi ve gölgesi kapladı
Minicik evreni.
"Neden!?!" diye gürledi
"Neden ruhunu feda ediyosun?"
"Bir nedeni yok" dedim
Sesimi daha da yükselterek,
Gözlerinin içine baktım
"Çünkü sadece onu sevdim,
Sadece onu sevmek istedim"...
Ve gözyaşları aktı
Nice evren boğuldu o gözyaşlarında.
Vermek.. Bir insan neler verebilir sevdiğine?.. Sevdiği uğruna?.. Ben sana neler verebilir(d)im?.. Sen istemeden?
Ben sana hayat verebilirim.. Nefes olup ciğerlerine dolabilirim, coşku olup damarlarında akan kana karışabilir(d)im.
Ben sana mutluluk verebilirim.. Yüzündeki en büyük gülücük, hatırlayabileceğin en keyifli anı, içini kıpır kıpır eden eşsiz melodi, ayaklarını yerden kesen olabilir(d)im.
Ben sana hüzün verebilirim.. Yanında olamadığında özlediğin, dokunamadığında yanıp tutuştuğun, her bir saç telinin okşanmak uğruna titrediği, özlerken burnunu sızlatan ve yüreğini acıtan olabilir(d)im.
Ben sana sürpriz olabilirim.. Sana en güzel şiiri yazabilen, sevişmenin en coşkulu anında sana şarkılar söyleyebilen, yıllar sonra iki cümlen sayesinde unuttuğu gözyaşlarına yeniden kavuşabilen, en beklenmedik anda seni kendine çağıran olabilir(d)im.
Ben sana SEVDA verebilirim.. Yakıp-yıkan türden değil de yıldızları ayaklarını dibine seren, seni en güzel hayaline davet eden, uğruna aklına gelmeyecek şeyleri bir kenara itebilen, senin için Tanrı'ya meydan okuyabilecek, seni SEVEBİLECEK birİ olabilir(d)im.
Ben sana hayat verebilirim.. Hayır, bu sefer bahsettiğim başka hayat.. Ben sana, ikimizden doğacak yeni bir hayat, senin ve benim yarılarımızın tamamlayacağı bir bütünü, yeni bir can'ı verebilir(d)im.
Gücüm, Tanrı'ya meydan okumaya yetse bile, her şeye yetmez elbette..
Ben sana acı veremem.. Ben acıyı bilirim , hem senden fazla. Vücudumun yarısı yanmışken bana acıyı sormazsın herhalde. Etimi canlı canlı doğrarlarken bana izletmiş olduklarını düşünürsen, sana acıyı anlatmam gerekmez sanırım. Sevda mı? Sevdanın acısı mı? Hangisini anlatayım sana?
Ben sana ölümü veremem.. Ben ölüm oldum; sen bilmezsim, bilemezsin. Belki başkalarına evet, ama sana ölümü veremem. Sorma daha da neden veya nasıl.
Ne seni acıtabilirim, ne de senin uğruna acı çektiğimi söylerim sana. Ne ölüm sunarım sana, ne de senin uğruna öldüğümü bilirsin.
Çünkü biliyorum; öyle yufka yüreklisin ki, ben acı çekmeyeyim veya ben ölmeyeyim diye beni sevmeden bile sarılırsın bana.. Ki gerçek ölüm odur! O, ruhumu bile yokeder! Ben sana öylesine bir eziyet olmam, olamam. Bırakırım, senin ruhun özgür kalsın en azından.. Benimkisi yok olsa bile. Sen anlayamazsın bunu, bilemezsin ... Ne çektiğim acıları, ne senin uğruna ölmekte olduğumu.. Ne de böylesine kendini gerçek bir sevda için kurban edişi.. GERÇEK SEVDA İÇİN. Bana acıdan, acımaktan bahsetme o yüzden.
Anlamanı beklemiyorum beni; Tanrı'nın dahi anlayacağını sanmıyorum. Senden dolayı, senin için göze aldığım günahlardan dolayı Tanrı'nın beni duyup anladığını sanmıştım; ama görmekteyim ki ne O duymuş beni, ne de sen. Varsın olsun.
Ben sana acı veremem, ama seni acılarına elimle teslim de edemem.. Kıymetim olmadığını anladım, sen söyledin. Uğruna evrenler feda ettim, sen sana en büyük acıyı verenleri feda edemedin. Helal-i hoş olsun.
Sana artık sorular sormayacağım.. Hem de hiç.. Sen soruları sevmiyorsun. Sana hayatım diyorum ve hep öyle diyeceğim, sen duymasan da, duymak istemesen de. Çünkü sen her şeyi anlıyorsun sana acı verdiği müddetçe; bir tek sana sevgisini ŞARTSIZ sunanı anlamak istemiyorsun; canın sağolsun. Bir ruhu yokettin, istersen helal olsun o da sana.
Zaten yanıt vermeyi de sevmiyorsun. Verdiğin yanıtlar da beni sadece öldürüyor. Bunca sevdaya yazık ediyor diyeceğim dilim varsa. Ben Tanrı'ya meydan okuyabiliyorum, ama sana acı veren kalleşlere meydan okuyamıyorum; sayende. Bir o kadar kıymetli olamıyorum, senin için yıldızlarla boğuşabilirken. Gel gör ki sana acı verenlere ölüm verebilirim ama sen gene üzülürsün onlar için ve karşılığında benim ruhumu ateşe atarsın düşünmeden. Ne kıymetmiş.. Ne kıymetliymiş acı vermek.. Ben yapamam sana bunu. Sen istesen bile.
İstersen her paragraf sonundaki (d)'yi kaldırabilirsin.. Ama gerçekten istersen. İstemezsen, gerçekten istemiyorsan söyle bana.. Ya sev beni, ya bırak Tanrı adına öleyim; böyle yaşamaktansa. Çünkü bu yürekte ne başka sevdaya, ne başka ölüme yer kalmadı. Seninkinin aksine.......
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
SON VEDA...
26/6/2007
Güzel bir film tadındaydı yaşadıklarımız. Ve bu film üç bölümden oluşuyordu.
Birinci ve ikinci bölümün ardından üçüncü yani son bölümü oynuyoruz
birlikte. Başrol oyuncuları ise sen ve ben.
Defalarca bulup kaybettim seni. Ve artık yorgunum. Seninle bu oyunu daha
fazla sürdüremeyeceğim. Her yaşadığımız anda ben bu anı yaşadım demek
istemiyorum. Çünkü hep aynı şeyleri yaşatıyorsun bana. Önce geliyorsun
hiçbir şey olmamış gibi hayatımın tam ortasında duruyor sonra yine hiçbir
şey olmamış gibi kenara çekiliyorsun. Olan yine bana oluyor. Tam unutmuşken
yada alışmışken yalnızlığına, küllenirken yüreğimde sevdam birden kor haline
geliyor. Ve inan bu acı terk edişinden daha çok acıtıyor canımı.
Hayatımda üç kez aşkla karşılaştım. Birincisi çocukluktu, ikincisi gençlik,
üçüncüsü ve son olanı ise sendin. Neydi beni sana bu denli bağlayan
bilmiyorum. Yokluğunda hayatıma girmek isteyen, hayatım, geleceğim olmak
isteyen insanlar çıktı. Hiç birisine karşı bir şeyler hissetmedim. Çünkü tüm
ruhumla seni seviyordum. Çünkü damarlarımda kan yerine sen dolaşıyordun.
Yokluğunda neler yaşamış neler umut etmiştim. Umudumu hiç kaybetmeden
bekledim seni, olurda bir gün dönersin diye. Ama senin dönüşlerin hep
hayatın bana sunduğu oyunmuş. Ve ben artık bu oyundan çekiliyorum.
Sen fırtınalı günler yaşarken beni sığınılacak bir liman olarak gördün.
Fırtına dinene kadar sığınıp sonra yine yoluna devam edecektin. Ve öyle de
oldu. Neden bilmiyorum senin hakkında ne düşünürsem hep haklı çıkıyorum.
Keşke haklı çıkmasam diyorum ama sen beni hiç yanıltmıyorsun. Kurulmuş bir
zamanımız var bizim. O süreyi aşınca tüm sihir bozuluyor ve her şey eski
halini almaya başlıyor. Sen bir tarafa ben bir tarafa.
Bir gün yine kendini yalnız ve mutsuz hissedersen ve kendi kendine neden ben
diye sorma. Çünkü Allah hiç kimseye hak etmediği acıları yaşatmaz. Dilerim
ki o duyguları hissetmezsin. O duygular ki insanı yaşamdan koparan,
soğutan, soyutlayan. Zamanla alışılıyor elbet herşeye. Ben farklı bir insan
olduğum için ve her türlü acıyı yaşadığım için çok uzun sürüyor unutmam. Ama
alışıyorum.
Uçurumun kenarında gibiyim. Bir adım ileri atsam dipsiz boşlukta yok olup
gideceğim. Bir adım geri atarsam önümde iki yol; birinci yol yaşam, ikinci
yol ise ileri adım atmam ile aynı. Ve ben şimdi geri adım atarak iki seçenek
sunuyorum sana tercih senin. Ya gel yaşat beni ya da bırak yalnızlığının
boşluğuna.
Seni kaybetmekten öyle çok korkuyorum ki bu korkular işkenceye dönüşüyor.
Gecelerde daha bir artıyor bu can yakmalar. Uykularım kaçıyor uyuyamıyorum.
Nasıl bu hale geldiğime inanamıyorum. Oysa hiç pişman değilim seni
sevdiğim için.
Ne çok yaş aktı bu gözlerden uğruna. Ne hıçkırıklara şahit oldu evimin
duvarları. Karanlıkta ağladım hep. Çünkü kendimden bile saklamaya
çalışıyordum gözyaşlarımı.
Şimdi hayatın bana sunduğu bu sınavı da bitirdim. Belki geçtim belki de
kaldım ama her şeyi yaşadım ve yaşattın. Her şey için, küçük de olsa bu
mutluluğu yaşattığın için teşekkür ederim
Ben seni hep sevdim ve hep bekleyeceğim olurda sende beni seversin diye...
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
SENİ DÜŞÜNDÜKÇE....
26/6/2007
Seni düşündükçe zamansız yağmurlar yağıyor gözlerimdenİçimde dinmeyen fırtınalar başlıyor esmeyeSensizlik miydi içimi acıtanYoksa yalnızlık mı?Anlamaya çalıştıkça yüreğimdeki diken daha da derine batıyorDerine gittikçe durdurulamayan bir kan seli oluşuyor gözle görülmeyenAcısını sadece benim hissetigim ama gözlerimden fışkıranKimsenin bilmediği, senin yalanlarının yaktığı kor bir ateş Sana güvenmişti bu yürek"Vazgeçilmezim oldun"demiştin"Kimse vazgeçilmez değildir." demiştim sana. Meleğim demiştinNe çok sıfat yüklemiştin bana"Ağır geliyor bu sıfatlar" dediğimde,"Hepsini hakediyorsun çünkü hepsi sensin" demiştin. Rüzgarın kızı bir kasırgada kayboldu sayende...Fırtına öncesi bir sessizlik hakimdi son gecemizeVeda edercesine bakıyordun gözlerimeBöyle bakma" dediğimde"Ne vedası" demiştin.Nerden bilebilirdim ki ELVEDA diyeceğini O kadar hayal kurma demiştim sana,Sonra hayalkırıklıkları canını yakar diye...Zorla düşler gördürdün bana mutluluk üzerineSonra beni kasırganın ortasında bıraktınSöylemiştim sana "savunmasız bir bebek gibiyimvarlığınla mutlu ederken beni yokluğunla canımı acıtma" diye... Kasırgadan kurtuldum sen olmadanHiçbirşey eskisi gibi olamaz biliyorumAma Hayat devam ediyor, edecek de...Bana mutlulukların yanında hüzünler de getirecekVe ben başım dimdik, ayakta kalacağımİnadına inadına...
Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı